20090515

Uğursuz Kupa Ve Şeytanın Kırılmayan Bacağı

En son 1983'te kazandığımız Türkiye Kupası bu işte. 26 yıllık kupa özlemi bu sene sona erecek diye bekliyorduk. Çok umutluyduk çünkü finalde rakibimiz 2-3 yıldır bizi yenemeyen Beşiktaş'tı. Ligdede her şey istediğimiz gibi olmayınca futbolcuların kendilerini bu kupaya tamamen adayacağını düşündük. Müthiş bir hırs ile oynayacaklar, o formadan iki kova ter çıkacak ve kupayı kazanacaklardı. Ama olmadı.

4-2'lik bir skorla yenildik Beşiktaş'a. Hatta maç sonucu 4-1'dir benim gözümde. Kazandığımız penaltının penaltıyla alakası yok. Hatta o poziyonda Güzia'ya sarı kart göstermeyen hakemi bir güzel döverler. Skorun ne olduğunun da pek önemi yok zaten bu durumda. "Neden kazanamadık?"ın cevabını doğru tespit etmek gerekiyor.

Aragones'i sevmiyorum. Her ne kadar İspanya'yı Avrupa şampiyonu yapsa da dünya çapında bir teknik adam değil benim gözümde. O takımın orta sahası Fenerbahçe'de olsa, Şampiyonlar Ligi'nde final oynardık. Takımı Yılmaz Vural bile yönetebilirdi. Her neyse. Aragones'e ısınamadım bir türlü. Oyuncu seçimlerindeki hataları ve takımı motive edememesi, bütün iyi özelliklerini bir çırpıda siliyor. Kenardaki adamın duruşu futbolcuyu etkiler. Ben şu an Fenerbahçe'de futbolcu olsam, kendi hocamı gördükçe futboldan soğurum. Zico dönemindeki yedek kulübesi motivasyonu olmadı Aragones döneminde. Bu çok önemli bir eksiklik.



Kadroya baktığımız zaman da tamamen bir hayal kırıklığı. Volkan Babacan'ı ne kadar sevsem de bu maçta Volkan Demirel'in oynamalıydı. Çünkü yediğimiz gollerin ikisinde ( Yusuf'un ilk golü ve Gökhan Gönül'ün aut çizgisinde kaybettiği toptan doğru yediğimiz gol ) refleks sorunu yaşadı Babacan. Birden ters yöne giden topa gereken hamleleri yapamadı. Volkan Demirel bu konuda çok daha iyi. Refleksi mükemmel. O topları kolaylıkla çıkarırdı. Ha belki ayağının altından kaçırırdı da bu skor olurdu, bilemiyorum. Bu da şeytanın o gudubet bacağı işte...

Ali Bilgin, Selçuk Şahin, Deniz Barış, Burak Yılmaz, İlhan Parlak... Bunlarla yürüyecek bir takım değil Fenerbahçe. Forvetlerimiz sakatlandığında gol atsın diye İlhan'ın ayaklarına bakacaksak ölelim zaten. Yedek kulübesinden gelip maçı çevirecek adam yok. Kanatların koşmaya dermanı kalmamış. Maç ve antrenman eksiği olan Alex'te yanlış bir ısrar. Tamamen fiyasko bir kadro yani...

Öyle böyle bir Türkiye Kupası finalinden de elimiz boş döndük. Bu olay artık taraftara ayıptır. Futbolun içinde kazanmak da var kaybetmek de, tamam, ama o formanın hakkını verenler kaybedecek kaybedeceksek. Yarın bir gün çoluğumuza çocuğumuza anlatacak kadar hatıralarımız kazınmayı bilecek o formayı giyenler. Tribünleri dolduranların tamamında ölüm kalım meselesi değil bu kupa. Basit bir mazeret gibi görünüyor biliyorum ama gerçekten bu kupanın artık çok da önemsenmediği apaçık. Taraftar, o formanın hakkını veren adamlar istiyor. Çubuklu'nun gururunu ve onurunu kaldırabilecek, o sorumluluğu omuzlarında taşıyabilecek adamlar istiyor. Biliyor ki bunu yapabilenler olursa, sportif başarı da gelecek arkasından.

Eğer bunların hepsi gerçekleşirse ve yeni de alamazsak bu kupayı, 1983 senesine inmek gerekecek. O yıl kazanılan kupada bir uğursuzluk var diyecem artık. 1 seneliğine çıkarsınlar müzeden, başka yerde dursun. Yurtdışına falan çıkıp gezsin mesela biraz. Yoksa başka türlü olmayacak...

Hiç yorum yok: