20090429

Sefa

TRT'de yayınlanan Nasılsınız? adlı programın konukları tribün liderleriydi. Genç Fenerbahçeliler grubu lideri Sefa da oradaydı.

"Tribüne verilen değeri bir örnekle anlatmak istiyorum. Avrupa’da Santos denen biri ceza alıyor. Ülke ayaklanıyor, tepkiler geliyor. Araya başbakanlar, krallar giriyor. Bu kişi cezaevinden çıkarılıyor. Bizde ise amigo, 2.sınıf vatandaş gözüyle bakılıyor. Bizim sorunumuz ise Aziz Yıldırım ile taraftarın arasındaki sorun. Buzlar erimediği sürece üzülerek söylüyorum ki takımın başarılı olma şansı % 0’dır. Takımın durumu ortada, kombine satışları da zor olur. Bütün taraftar grupları biriz. İnadı, taraftarla uğraşmayı bıraksın. Maraton’un bir yerinden bizlere kombine çıkarsın. Biz kendi paramızla 3000-4000 bin gibi ciddi bir kombineyi alacağız. Bu sayı şaka değil ciddiyiz. Kimseden bedava bilet istemiyoruz. Aradaki insanlara da bakmasın. Bizim sayemizde prim yapanlar var. Başkana gidip bizi kötü göstererek nemalananlar var. Stadımızda 5 yıldızlı otellerde kullanılan bileklik sistemi var. Bloklara özel bileklik yaptılar. Ufacık bileklik oynamasında da stada almıyorlar. Bizim bir kardeşimizin kanı 100 tane kupadan değerlidir. Hiçbir zaman olay istemedik ve inşallah da olmaz. Ödül beklerken cezalar alıyoruz. Fenerbahçe Cumhuriyeti’nin en büyük ailesi Genç Fenerbahçelilerdir. Kulübün de gerçek sahibi taraftardır. Başkanlar gelip geçicidir. Taraftara el uzatmak lazım. Kombineler çıksın bütün Maraton kombinelerine talibiz. Bazı gazeteciler var biz onlara kalemşörler diyoruz. Gazetelerden prim yapmaya çalışıyorlar. Kimseye prim vermeyeceğiz. Sezon başından beri gayet medeni şekilde protestomuzu yapıyoruz. Çünkü ortada haksızlık var. Hiçbir menfaatimizde yok bu işten. Skor için protesto da yapmıyoruz. Davul girmesi yasak, pankart girmesi yasak, her laf başkana sorulacak... Hukuk devletinde yaşıyoruz ama çok değişik yönetildiğimizi düşünüyorum. Hz. Ali Efendimizin bir lafı var; “Haksızlık karşısında boyun eğmeyiniz. Boyun eğerseniz, hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.” Bizler de haksızlık karşısında boyun eğmeyeceğiz. İnşallah başkan aradaki kişilere bakmaz, tribün gruplarını karşısına alıp konuşur, Maraton’dan kombineyi çıkarır ve şampiyon oluruz. İnşallah Başkan ders çıkarmıştır diye düşünüyorum. Kardeşlerimizi anneleri, babaları bizlere emanet ediyor. Bir tanesinin başına bir şey gelse, bir yeri kanasa günlerce uyuyamıyoruz. Ama o kardeşlerimize haksız yere para cezaları ve sahalara giriş yasağı veriliyor. Tarihte 5 sene yönetim desteği olmadan ayakta duran grup yoktur. Biz Genç Fenerbahçeliler olarak bir ilkiz."

20090427

Aziz Yıldırım


Takımın resmi sitesinde yer alan bir haber. Etik açıdan doğru bulmuyorum açıkçası. Bir görüş belirtmektense bir durum hakkında bilgi vermeli resmi site. "Devam etmeli" değil de "devam ediyor" ya da "devam etmiyor" şeklinde olmalı bu haber. Haberde bazı Fenerbahçelilerin Aziz Yıldırım'ın başkanlığı konusundaki görüşlerine yer verilmiş. Birkaç tanesini aşağıya koydum. Tamamı ise burada.

ŞENES ERZİK:
BIRAKILACAK ZAMAN DEĞİL!

"Aziz Yıldırım devam etmeli, bırakılacak zaman değil! Hem de Fenerbahçe'ye eskisinden çok daha zaman ayırmalı. Çok zaman ayırdığını da biliyorum fakat daha fazlası lazım çünkü Başkan'ın toparlayıcı ve yapıcı bir özelliği var. Devamı şarttır, bırakmayı hiç düşünmemesi lazım. Önümüzde UEFA finali gibi önemli bir süreç var. Bu finallerden sonra Aziz Başkan'ın daha başka finallere imza atması lazım. Sportif başarıların yakalanması lazım. Sözün özü Başkan'ın devam etmesini diliyorum, başka hiçbir şey düşünmüyorum."

FARUK ILGAZ:
AZİZ YILDIRIM'IN KARŞISINA KİM ÇIKSA KAYBEDER

"Çeşitli aday söylentileri kulağıma geliyor. Zahmet etmesinler, paralarını da sağa, sola ziyan etmesinler. Aziz Yıldırım'ın karşısına kim çıksa, kaybeder. Aziz Yıldırım 1998 yılından beri 11. senesini dolduruyor, kulübe hepimizden çok eser kazandırdı, çok güzel tesisler kurdu. Dünya'ya Fenerbahçe'yi en iyi şekilde tanıttı. Hepimiz Fenerbahçe'ye spor tarihinde çok şampiyonluklar kazandırdık fakat Fenerbahçe Başkanlığı düz bir yol değildir; inişli, çıkışlıdır. Hepimizin döneminde deftere çok parlak sayfalar yazılmış fakat çok da sıkıntılar çekmişizdir.
Hatırlıyorum da beş kupayı aldığımız sene ligin son maçında üzüntülü olaylar yaşamıştık. Maç başladı. Ve 1–1 sonuçlandı. Biz lig şampiyonu olduk. Şekerspor küme düşmedi, mağlup olsa düşecekti. Vefa ikinci kümeye düştü. Ama kıyametler koptu; "Takım şike yaptı" dediler. Adeta 5 kupa burnumuzdan geldi. Hazmedemeyenler söylenmedik laf bırakmadı, onları bırakın bazı Fenerliler bile bizi yuhalamıştır.
Bu sene de Fenerbahçe son zamanlarda epey puan kaybetti; en iyi zamanda kaybedersiniz olmayan zaman da şampiyon olursunuz. Aziz Bey kulübe o kadar büyük şeyler kazandırdı ki futbolda bu sene bir sportif başarı yakalanamazsa bile karşısına çıkan kişinin kazanması mümkün değildir. Benim başkana yalnızca bir tavsiyem olacak: Bizim zamanımızda yönetim önce 7 sonra 9 kişi oldu. Biz mutlaka bizden büyük eski ağabeylerimizi yönetim kuruluna alır, deneyimlerinden istifade ederdik. Alaattin Baydar, Nedim Kaleci, Cafer Çağatay gibi isimleri yönetime dâhil eder, tecrübelerinden yararlanır, aynı zaman da onları onurlandırmış olurduk. Aziz Başkanın da bizim yaptığımız gibi örneğin Selçuk Yula, Ogün Altıparmak, Rıdvan Dilmen, Selim Soydan gibi eski sporcuları yönetime alırsa çok faydaları olacağı düşüncesindeyim. 'Ben kadromu değiştirmem' derse tabii ki kendi bileceği iş… Benimkisi sadece bir ağabey tavsiyesi..."

GÜVEN SAZAK:
ŞU ANDA BİR BAŞKAN DEĞİŞİKLİĞİ DEREYİ GEÇERKEN AT DEĞİŞTİRMEYE BENZER

"Asla başkası düşünülmez zaten Aziz devam edecek bu işe… Gözle görülen, elle tutulan ve saymakla bitmeyen yapılan hizmetler var, yapılmış hatalar var. Bunların telafileri lazım. Şu anda bir başkan değişikliği "Dereyi geçerken at değiştirmeye benzer" Onun için bu işi en iyi Aziz Yıldırım götürecektir."

TAHSİN KAYA:
KENDİSİNİ YILLARDIR DESTEKLİYORUM

"Aziz Yıldırım'ın görevine devam etmeli… Kendisini yıllardır destekliyorum. Kulübe faydalı görüyorum. O ve yönetim kurulu beklentilerimizin üstünde projeler ürettikçe, bizler de kendisinden daha büyük başarılar bekliyoruz. Adaylığını koyarsa kulüp açısında da faydalı olacaktır. Başarılar diliyorum."

LEFTER KÜÇÜKANDONYADİS:
BİZİM BAŞKANIMIZ İYİDİR

"Fenerbahçe'nin durumu bu sene kötü, hoş şampiyonluk yarışından daha kopmuş değil ama hepimizi çok üzüyor. Bir maç güzel oynuyor bize umut veriyor, golleri atıyor sonra da tornistan yapıp hem bizi hem taraftarları hem de başkanı üzüyor. Bizim başkanımız iyidir. Bir şikâyetimiz yoktur. Umarım adaylığını tekrar koyar. Aziz Yıldırım benim gözümde dört dörtlük bir insan. Çok başkan geldi, geçti ama bu kadar modernleştiğimiz dünya çapında bir kulüp haline geldiğimiz bir dönem görmedim. Gurur duyuyorum. Sağlığı el verdiğince görevine devam etmeli, ondan sonra gelecek başkanlar da Aziz Yıldırım'ı örnek almalı. Beni eski bir sporcu olarak; en çok her zaman herkesle ayrı ayrı ilgilenmeye çalışmasıyla etkiledi. Bir oyuncu hastalandığında hastaneye gider, ilgilenir. Her şeyden mutlaka haberi vardır. 24 saat Fenerbahçe'yi düşünen bir başkan…"

FİKRET KIRCAN:
HİÇ DÜŞÜNMEDEN HEP BERABER YOLA DEVAM!

"Hatırlıyorum 1998 yılında Aziz Yıldırım'la Moda Deniz Kulübü'nde yemekte buluşmuştuk. Aziz Yıldırım, başkanlığa adaylığını koyacağını belirtmişti. Herkes gibi ben de çok memnun oldum. Onun büyüğü olarak tek bir önerim olmuştu: 'Düşün, az konuş, sık beyanat da verme.' dedim. Fenerbahçeliliği ve tecrübesiyle bu görevi en iyi şekilde icra edeceğinden şüphem yoktu. Gerçekten sevdiğim, pırlanta gibi bir insan. Hiç düşünmeden hep beraber yola devam diyorum…"

UĞUR DÜNDAR:
HİZMETLERİNİN DEVAMINI GETİRECEK BİR VİZYON SIÇRAMASI YAPMASINI İSTİYORUM

"Büyük Başkan Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe Spor Kulübü için çok kalıcı hizmetler ve yatırırımlar yaptığını ve sportif başarıların elde edilmesi uğruna çok büyük özverilerde bulunduğunu ve hatta zaman zaman sağlığını da ihmal ettiğini biliyorum.
Fenerbahçe bu yıl yurtiçi ve yurtdışında katıldığı kupalarda çok büyük sportif başarılar elde edememiş olabilir, bunu futbol için söylüyorum. Ama şöyle bir yurtdışına baktığımızda, bir İngiltere Premier Ligi'ni ele alacak olursak; bir Liverpool, Manchester United, Chelsea, Arsenal gibi büyük kulüplerin yarıştığını ve bunlardan sadece birinin şampiyon olduğunu görüyoruz. Örneğin Arsenal'in bu yıl Premier Lig'de şampiyon olması uzak çok uzak bir olasılık fakat bu Arsenal'in büyük bir kulüp olmadığı anlamına hiçbir zaman gelmez.
Dolayısıyla ben Başkan Aziz Yıldırım'ın bugün de olduğu gibi devam etmesini ve başladığı başarılı hizmetlerin devamını getirecek bir vizyon sıçraması yapmasını istiyorum.
Tabii bu görüşüm; Yönetim Kurulu'ndaki tüm üyeleri desteklediğim anlamına gelmez. Üyelerden eleştirdiğim kişiler var. Zaman zaman Başkan Aziz Yıldırım'a da ilettiğim eleştirilerim oluyor. Fakat bu söylediklerim Başkan Aziz Yıldırım'ın bugüne kadar yaptıklarını takdir etmemeyi gerektirmez."

ŞEREF HAS:
AZİZ YILDIRIM ADAYLIĞINI KOYMALI!

"Aziz Yıldırım'ın bugün bu şartlarda Fenerbahçe'de devam etmesinden yanayım.
Kendisi yönetimde değişiklikler yapabilir, bu da yarar sağlar. Şu an başka alternatif bir kişi de düşünmüyorum. 1998'den itibaren başlayan hizmetler var. Bu çalışmaların da tamamlanmasının en sağlıklı yolu; başlayan kişi tarafından bitirilmesidir. Bu nedenle Aziz Yıldırım adaylığını koymalı ve devam etmelidir."

İSMET SEZGİN:
O KULÜBÜ SADECE MADDİ ANLAMDA DEĞİL MANEVİ ANLAMDA DA BÜYÜTTÜ

"Aziz Bey kulübümüze çok büyük unutulmaz hizmetler yaptı. Kulübü sadece maddi anlamda değil manevi anlamda da büyüttü. Herkesin imrendiği büyük bir stadyum yaptı, en önemlisi de kulübün kurumsallaşması için gerekli adımları attı. Bu hizmetlerin devamlılığı için bir süre daha görevde kalmasının kulübün menfaatleri açısından da mantıklı olacağına inanıyorum."

KÖKSAL ÖZBEK:
O KIYMETLİ BİR TABLO YAPTI FAKAT HENÜZ DAHA DUVARA ASMADI…

"Sayın Aziz Yıldırım'ın başkanlığına devam etmesi için gerekçelerim aslında çok uzun… Çeşitli açılardan kategorize edilerek söylenebilir… Örneğin tesisleşme, futbol dışı branşlara önem vermesi ve bu konuda da gelişmeler kaydedilmesi, yapılan dünya çapındaki transferler, ürünlerin pazarlanması, gelirlerin arttırılması gibi… Tabii bu örnekler çoğaltılabilir. Sayın Aziz Yıldırım'ın fevkalade başarılı çalışmaları var. Benim tarifimle; kendisi, kıymetli bir tablo yaptı fakat henüz daha duvara asmadı. Daha onu duvara asacak, karşısına geçecek, bakacak, düzeltecek. Daha vakti var yani. Şimdi görevi bırakıp, adaylığını koymazsa bu tablo maalesef yerinde kalacak, düşecek belki de yırtılıp, parçalanacak. Devam etmeli, bunu da büyüğü, küçüğü ve göreve talip olan kişiler bilmeli. Ben açık açık söylüyorum, hatta paylaşıyorum. Hissi sebeplerle Sayın Aziz Yıldırım'ın karşısına çıkmak yanlış olur. Ancak; programıyla, vizyonuyla, kadrosuyla Aziz Yıldırım'dan ve onun kadrosundan daha ilerde ve iyi olacağını söyleyen kişiler varsa, bizi ikna edecek kişiler varsa, gelsinler mukayese edelim. Fakat ufukta öyle biri görünmüyor …"


20090423

Fenerbahçe 82 - 72 Galatasaray


"Avrupa'da kupa alıyoruz, buraya gelip size ik defa yeniliyoruz. Bu nasıl iş anlamadım." Galatasaraylı sevdiğim bir dostum bu maçı salona gidip izlemiş. Eve döndüğünde bana söylediği ilk cümle bu oldu. Play-off yarı final ilk maçını Kanaryalar kazanarak seride durumu 2-0'a taşıdı. Geçen günlerde de kupa finalinde Galatasaray'ı mağlup ederek arka arkaya 6. kupamızı kazanmıştık. Lig şampiyonluğunda da iyi gidiyoruz. İlk devreyi Galatasaray önde kapasa da, kızlar üçüncü periodda kendilerine geldiler ve 14-0'lık bir seri yakaladılar. Son perioda Galatasaray iyi başlasa da Fenerbahçemiz iyi oyununu sürdürdü ve maçı kazandı.

Serinin ikinci maçı 25 Nisan'da Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda. Yenersek finaldeyiz. Yenilirsek seri devam edecek. Pek devam edeceğini sanmıyorum. 25 Nisan'da final kesin diyorum.

Madrid Kovalar Barça Kaçar


Li Liga'da 32. hafta. Real Madrid stresli Getafe maçından 3 puan çıkarmayı bilmişti. Haliyle gözler Barcelona - Sevilla maçındaydı. Barcelona Madrid'in kendisine yaklaşmasına izin vermedi haliyle. Sevilla'yı 4 golle geçtiler. Goller Iniesta, Xavi, Henry ve Eto'o'dan. Şampiyonun adı belli gibi duruyor...

Çöküşe Devam


İnter'i mağlup edemeyerek şampiyonluğu mucizelere bırakmıştı Juventus. Kupa, onlar için en yakın hedefti ama bu sefer de Lazio'ya takıldılar. İlk maçta da aynı skorla mağlup olmuşlardı, kendi evlerinde de 2-1 ile kaybettiler Lazio'ya. Taraftarları bu duruma ne diyordur acaba?

20090422

Finale Buyrun

Sivasspor ile berabere kalarak kupada finale yükselmiştik. Bu akşam da Beşiktaş ile Ankaraspor karşılaştı. Fotoğrafa bakıp skoru tahmin etmek mümkün aslında. Ankaraspor 2 Beşiktaş 1. İlk maçın avantajı ile finale çıkan taraf Beşiktaş oldu. Zevkli bir final mücadelesi olacak. Her ne kadar İngiliz futbolunu izledikten sonra zevk anlayışımız deyişse de çaktırmayalım...

Bu arada Ankaraspor'un maç trafiği de pek enteresan. Ligde Fenerbahçe, kupada Beşiktaş, ligde tekrar Galatasaray...

Looking For Eric


For laugh... For love... For life... Everybody's looking for a hero... With luck you'll find one...

The King... Yani Eric Daniel Pierre CANTONA... Haziran ayında beyaz perdede yer alacak bu film ile. Filmin yönetmeni ödüllü yönetmen Ken Roach. Türkiye'de vizyona girmeyecek büyük ihtimal. Ama vizyona girdiği yerde büyük yankı uyandıracağı kesin. Konusu Eric Cantona'nın hayatı. İnternet ortamına düşer düşmez izleyeceğim. Ne de olsa fragmanda dediği gibi; Cantona o, insan değil... Filmin resmi sitesi burada. Fragman hemen aşağıda.


Pepe

Hasretinden Kumandalar Eskittim

Sivasspor ile 0-0 berabere kalarak Fortis Türkiye Kupası'nda finale yükseldik. İlk maçtaki galibiyetin payı büyük tabi ki. Finalde büyük ihtimalle Beşiktaş ile oynayacağız. 25 yıllık hasret sona ersin istiyorum ama diğer yandan da şanssızlığımıza takılıyorum. Ama güzeldir mayıs ayları... Bu kupa ile daha da güzel olur umarım...

İngiltere'de Futbol Başkadır


Chelsea-Liverpool maçı hala arkadaş sohbetlerinde tüm sıcaklığı ile devam ederken böyle bir sonucu kimse ummuyordu tabi ki. İngiltere futbolunun iki dev ismi Chelsea ve Arsenal'e 4 gol atmayı başaran bir Liverpool var ortada. İki maçta da 4 gol atıp sevinememek nasıl bir duygu acaba? Diğer yandan Arshavin'e ne demeli ? Liverpool kalesine dört gol birden.

Gelelim Türkiye'ye demeye dilim varmıyor. Türkiye kupası yarı final rövanş karşılaşmasında Sivasspor ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi. Karşı karşıya gelmekle kaldılar ne yazık ki... Eee burası Türkiye...

Şeytanın Bacağı


Aralarındaki kalite farkından bahsetmeye gerek yok ama şans futbolun en önemli etkenlerinden biri. Madrid, üç yıldır Getafe engelini aşamıyordu. Bu maçta da aynı senaryo devam edecekti. 90'da Higuain son noktayı koydu. Maçın tadı son 10 dakikada gizliydi aslında. Son 5 dakikaya 2-1 önde giren Getafe, bu avantajı değerlendiremedi. Üstelik bu dakikalarda kaçırdıkları bir de penaltı var. Casillas'a takılmasalar Madrid gözyaşlarına boğulacaktı belki de... Ama ilk önce Guti mükemmel bir frikik golü ile durumu eşitledi. Son düdükten hemen önce de Higuain işi bitirdi. Sevilla, Barça'ya bir sürpriz yapar mı, yarın göreceğiz...

20090421

Bir Umut

İlk maç 3-1 bitmişti. Skordan dolayı avantajımız, eksikler ve düşük morallerden dolayı dezavantajımız var. Çok fazla bir şey değil aslında istenen. Atılacak 1 gol bile finalin kapısını büyük ölçüde açıyor. Kalsik 11'den 7 kişi yok. Onların yerine Ali Bilgin, Önder, Yasin, Can, Kazım, Deniz ve Josico yer alacak. Sivasspor saldıracak şüphesiz. Beşiktaş'ın berabere kalması ile liderlik koltuğundan inmediler. Fenerbahçe karşısında moralli taraf Sivas. Fenerbahçe'nin de kendisini affettirmek için tek seçenek bu kupa. Saat 20:00'de Lig Tv başındayız...

20090420

Kate

Helena

Mübalağa Sanatı

Ankaraspor maçından sonra belki de en çok konuşulan fotoğraf bu. Gerçekten öyle mi hissediyorlar acaba? Hiç sanmıyorum... Herhangi bir maçta atılan bir gole kulübeden en çok Yasin'in sevinmesi nasıl garibime gidiyorsa, bu kare de garibime gidiyor. Bu kadar üzülmek için bir şeyler yapmak gerekiyor. Ruhsuz oynayıp dövünmek Sarı-Lacivert sınırlar içinde hoş karşılanmaz...

Boca Juniors:1 River Plate:1




Lider Olmak İstemiyorum


Sivasspor'un Konya engelini aşamaması sürpriz olmuştu. Buna da en çok sevinen Beşiktaş olmuştu ama bu sevinç çok kısa sürdü. İnönü'de Bursaspor'u konuk etti Beşiktaş. Alınacak 3 puan liderliği getirecekti ama futbol işte. Ne zaman lider puan kaybetse arkasındaki de puan kaybeder. Son haftalarda elinize böyle bir fırsat geçtiyse değerlendirmek zorundasınız. Beşiktaş bunu beceremediği gibi mağlubiyetten de kıl payı kurtuldu. Zirvede değişiklik yok. Son düzlükte ibre Sivas'tan yana.

AZ Alkmaar

En son 1981 yılında şampiyonluğu tatmışlardı. 28 sene sonra bir kez daha bu mutluluğu yaşıyor Louis van Gaal'in öğrencileri. Lig bitmedi ama en yakın takipçileri bu hafta puan kaybedince matematiksel olarak işi garantilediler. Fenerbahçe'nin Türkiye kupasını kazanması ya da Trabzonspor'un ligde şampiyonluğa ulaşması gibi bir şey bu... 28 yıllık hasret... Demek ki oluyor....

Uyusun da Büyüsün

Olaylı Galatasaray karşılaşmasından sonra bir de bu faciayı yaşayacağımızı hemen hemen herkes bekliyordu. Defansının sağ kanadında Ali Bilgin, göbeğinde Önder ile Yasin, sağ kanadında ne yaptığını kendisi de bilmeyen Kazım, forvetinde Güiza - ki hala ona uygun bir sıfat bulabilmiş değilim - , kulübesinde boş koltuklar olan bir Fenerbahçe...

Büyük takım nasıl olunur sorusunun bir kez daha sorulması gerekiyor. Evet futbol bu, yenmek de var yenilmek de ama bir ülkenin en büyük kulüplerinden birinin forması, ne idüğü belirsiz adamların sırtlarındaysa, ortada büyük bir yanlış var demektir.

Yönetim ve teknik kadronun sadece ilk 11'e önem verdiğini yine görmüş olduk. 11'den sonrası boş. Yedek kulübesinde maçı çevirecek adam yok. Sahada ruh yok. Taraftarın da asıl öfkesi buna... Alınan mağlubiyet, kaçan şampiyonluk değil...

20090418

Şükran Belgesi

SarıLaci


1988-1989 sezon açılışı...

The King

Kral Willie Solomon olması gereken yere, Fenerbahçe'ye geri döndü. Galatasaray maçı ile tekrardan merhaba diyecek tribünlere. Geri dönüş için mükemmel bir maç...

Peace Cup

Sezon öncesi turnuvalardan en çekişmeli olanı belki de... Bu sene İspanya'da düzenleniyor. 16 Nisan'da yapılan kura çekimine göre Fenerbahçe D grubunda. Turnuva 24 Temmuz'da başlayacak, 2 Ağustos'ta final maçı ile sona erecek. Gruplar şöyle;

Barış Kupası 2009
Grup A
Sevilla (İspanya)
Juventus (İtalya)
Seongnam Ilhwa Chunma (Güney Kore)

Grup B
Real Madrid (İspanya)
LDU Quito (Ekvator)
All-Ittihad (Suudi Arabistan)

Grup C
Malaga (İspanya)
Aston Villa (İngiltere)
Celtic (İskoçya)

Grup D
Olympique Lyon (Fransa)
Fenerbahçe (Türkiye)
FC Porto (Portekiz)

Nostalji

20090417

Aşk