20090910

Arda Turan vs Özer Hurmacı


Alex'in açıklaması gündeme bomba gibi düştü. İnternet ortamında Alex'e saldırmak için doğru anı bekleyen taraftar kod adlı bazı insancıklar da hemen ağızlarını açtı. Neymiş ? Alex kafayı yemiş, Arda ile Özer'i karşılaştırma gafletine düşüyormuş...

Öncelikle açıklamanın tamamını okumadan saldırıya geçenleri tebrik ediyorum. Bu hareketlerinde açıklamayı yapanın Alex oluşu değil, bir "FENERBAHÇELİ" oluşu büyük bir pay sahibi. Malum Türkiye'nin en sevilmeyen(!) kulübünün kaptanı çıkıp Arda'ya laf atıyor. Haşa!

Burada Özer ile Arda'nın teknik özelliklerinden bahsedecek değilim. Sadece şahsi bir düşünceye bodozlama saldıran beyinlere isyanım var. Kin kusmaktan bıkmayan bu yaratıklar ellerini ve kafalarının içindeki birtakım kıvrımları futbolun üzerinden çekmeyecekler ne yazık ki.

Bana göre Özer iyidir, sana göre Arda iyidir. Diğerinin aklı Sergen Yalçın'da kalmıştır. Beriki Hagi'den başka tanımam der. Herkesin kendi fikrini rahatça söyleyebildiği bir ülkede yaşıyoruz zırvasının ne kadar kolpa olduğunu bir kez daha gördük.

Arda, Özer'den bin kat iyi futbolcu. Dünyada ondan iyisi yok kardeşim. Alex da çıkıp kendi takım arkadaşını yerin dibine sokmalıydı zaten. Arda için methiyeler düzmeliydi daha fazla. Oldu mu ? Heh. Hadi bakalım. 

Mutsuz Son


Böylesine önemli bir maçta erkenden gol atmanın ne kadar dezavantajı varsa hepsi üzerimize çöktü. Daha ne olduğunu anlamadan Emre ile öne geçtik. İşte tam burada devreye "ne olduğunu anlayamamız" girdi ki zannımca sonumuzu hazırladı. Saçma sapan hakem kararları yüzünden berabere kaldık demek saçmalığın daniskası olacaktır. Vakti zamanında kaybettiğimiz puanları mumla aradık.

Volkan kalede oldukça iyiydi. Yediği frikik golünde de yapabileceği bir şey yoktu. Emre yorulasıya kadar çok iyi oynadı ama güten kesilince saçmalayıp top kaybetmeye başladı. Arda her ne kadar iyi bir görüntü çizse de iki üç pozisyondaki çalım ısrarı bize pahalıya mal oldu. İkinci yarı kurduğumuz baskıya top kayıpları gölge düşürmeseydi, futbolcuların özgüvenleri daha da iyi olacaktı. Beraberlikten daha çok gözlerinde olmayan hırs beni üzdü. Karşımızda Bosna değil de daha güçlü bir takım olsaydı kaç gol yerdik, düşünmek bile istemiyorum.

Ne eski heyecan var ne eski tat. Tüm gücümüzü ve konsantrasyonumuzu reklamlarda birbirimizi gaza getirmek için harcarsak olacağı budur.

Devam


İstemeden de olsa aylar süren bir ara vermiştim bloga. Devam etmenin vakti geldi.

20090607

Damir Mrsic: "It's Over!"

Efes Pilsen'i Soğuk İçiyoruz

TYSD'nin gala yemeği nedeniyle canlı canlı izleyemedim maçı. Sonucundan da haberim yoktu. Gece geç saatte eve gelince hemen FB Tv'yi açtım. Şansımı seveyim, maç banttan veriliyordu. Çayımı kuruyemişimi hazırlayıp izledim maçı. Bütün yorgunluğumu alıyor bu renkler.

Maçın tamamını anlatmaya gerek yok. Evimize 2-0 dönüyoruz. Abdi İpekçi'de işlerini bitiririz. Her şey bir kenara, Mrsic sen nasılbir insansın ? Sen ne mükemmel bir kaptansın hocam ? "Hadi bakayım gençler evinize dağılın" konulu son saniye üçlüğü neydi öyle ?

Mutluluktan televizyona sarıldım be adam!

MT Bilmecesi


Resmi siteden yapılan açıklamaya göre Mehmet Topuz transferi kesinleşti Fenerbahçe için. Fakat Mehmet'in açıklamaları daha bir ön planda duruyor. Her gideceği takım için "doğuştan x taraftarıyım" kalıbını kullananlardan biri çıktı bu da. Beşiktaş formalı pozlar bile vermiş. Eskiden de doğuştan Galatsaraylıyım demiş. Yarın da çıkıp doğuştan Rizesporluyum derse şaşmamak gerek.

Hayırlı olsun diyeceğim ama dilim varmıyor. Neresi hayırlı olacaksa...

20090604

Sarı Melek Naz

1990 doğumlu genç oyuncu Naz Aydemir Fenerbahçe'de.

20090528

Mission Completed Successfully

Maç değerlendirmesi yapmaya gerek yok aslında. Fotoğraflar her şeyi anlatıyor. Marca'nın da dediği gibi; bu takım bir sanat eseri. Alex Ferguson da bunu kabul etti zaten maç sonunda. Peki Ronaldo? Şımarıklığına hala devam ediyor. Tebrikler Barça. Tebrikler Messi.







20090527

Finale Doğru

Final için her şey hazır. Takımlar Roma'da. İngiliz ekibi takım elbiselerle, Katalanlar ise t-shirtler ile gelmiş. Kılık kıyafetteki rahatlık seçimleri maç sırasında da rahat olacaklarının sinyali gibi. Aşağıdaki fotoğraflarda Guardiola dikkatimi çekti. Maç izlemeye gelen taraftar kadar rahat ve samimi. Göğsüne rozet takan bayanı merak ediyorum. Barcelona'nın maçı uzatmaya bırakmayacağını, 90 dakikada işi bitireceğini düşünüyorum. Ve Messi. Şu Ronaldo'yu ağlat be birader!


20090526

Tutmayan Kuponlarım Var


Biraz futbol, biraz müzik, biraz rap, biraz hayat. Kayra ve Farazi'nin bu güzel parçasını edinip dinlemenizi tavsiye ederim. Rap müzik seven ama günümüzde bu müziği cıvık bir şekilde icra edenlerden sıkılanlar için müthiş bir alternatif.

20090525

Turkcell Süper Lig Biterken

Şampiyon da düşecek olan takım da haftaya belli olacak süper ligde. Bu hafta oynanan maçlardan da belli olabilirdi ama Sivas geriye düştüğü maçı çevirerek pes etmediğini gösterdi. Beşiktaş, Galatasaray'ı 2-1 ile geçerek yerini sağlamlaştırdı. Fenerbahçe önemsiz gibi görünen maçta Konyaspor'u 4-2 yenerek bir çok takımın kaderini değiştirdi. Trabzonspor şampiyonluk iddiasını yitirse de Şampiyonlar Ligi için uğraşmaya devam ediyor. Eskişehir'i 5 gol ile geçtiler. Ankaragücü, Denizli'yi mağlup ederek ligde kalmayı garantiledi.

Son haftaya girilirken puan hesaplarının yanısıra averaj hesapları da yapılıyor. Farklı kombinasyonları göz önünde bulunduracak olursak şöyle tablolar ortaya çıkıyor. Hesaplamaları alıntı yaparak aktarıyorum.

a-Beşiktaş son hafta berabere kalır, Sivasspor da kazanırsa iki takımın puanları 69 olacak. Bu durumda ikili averaja bakılıyor. Lig içinde oynadıklar her iki maç 1-1 bittiği için de genel averaj şampiyonu belirleyecek.

b-Beşiktaş son hafta mağlup olur, Sivasspor berabere kalır ve Trabzonspor da galip gelirse; 3 takımın puanları; Beşiktaş 68, Trabzonspor 68, Sivasspor 67 olacak. Beşiktaş ile Trabzonspor arasındaki ikili averajda puan ve gol averajı aynı olduğu için, şampiyonu genel averaj belirleyecek.

c-Beşiktaş son hafta mağlup olur, Sivasspor kazanırsa ve Trabzonspor da galip gelirse, Sivasspor 69 puanla şampiyon olacak. Beşiktaş ve Trabzonspor ise 68 puanda yer alacak. Şampiyonlar Ligi biletini kimin alacağı ise yine "b" şıkkındaki gibi belirlenecek.

d-Beşiktaş son hafta kazanırsa diğer hiçbir olasılığı bakılmadan şampiyon olacak. Sivasspor'un yenilmesi, Trabzonspor'un beraberliği halinde ise iki takımın da puanı 66 olacak. Şampiyonlar Ligi biletini kimin alacağı ise ikili averajla belirlenecek. İki takım arasında yapılan maçlarda Sivasspor'un rakibine karşı puan avantajı olduğu için böyle bir durumda Sivasspor ligi ikinci sırada bitirecek ve Şampiyonlar Ligi'ne gidecek. Trabzonspor ise Avrupa Ligi'ne katılma hakkı kazanacak.

Turkcell Süper Lig'de Avrupa Ligi'ne gitmek için 3 takım çekişirken, son hafta öncesinde Fenerbahçe 58, Galatasaray 58 ve Bursaspor ise 55 puanda yer alıyor.

a) Kurallar gereği Fenerbahçe kupa finalisti olduğu için Avrupa Ligi'ne gidebilmesi için Beşiktaş'ın ligi ilk iki sırada bitirmesi gerekiyor. Beşiktaş'ın ligi ilk iki içinde bitirememe ihtimali yukarıda belirtilen "c" maddesine göre gerçekleşebilir.

Böyle bir tablo içinde Fenerbahçe'nin Avrupa Ligi'ne gidememesi için tek bir ihtimalin gerçekleşmesi gerekebileceği düşünülebilir. Son hafta Fenerbahçe yenilir, Galatasaray kazanır veya berabere kalır, Bursaspor da kazanırsa; Galatasaray 59 veya 61 puan, Fenerbahçe ile Bursaspor ise 58 puanda yer alacak.

Ligde 5. sırada yer alacak ve Avrupa Ligi'ne takımın kim olacağı ise ikili averaja bakılarak belirlenecek. İkili averaja bakıldığında puan eşitliği göze çarparken, gol averajı daha iyi olan Fenerbahçe ligi 5. sırada bitirecek ve Avrupa Ligi'ne gidecek.

b) Bir başka durum da 3 takımın da aynı puanla ligi bitirmesi halinde olacak. Bu durumda her 3 takımın puanları 58 olacak ve 3 'lü averaj sistemi devreye girecek. Galatasaray son maçını kaybeder, Fenerbahçe yenilir ve Bursaspor kazanırsa 3'lü averaja bakılacak.

3'lü averajda takımların arasında ayrı bir puan tablosu yapılacağından, buna göre bu ekiplerden 7 puan alan Fenerbahçe ligi 4., 6 puan alan Bursaspor 5. ve 4 puan alan Galatasaray ise 6. olacak ve Avrupa Ligi'ne gidecek son takım Bursaspor olacak.

c) Fenerbahçe'nin son maçında berabere kalması veya galip gelmesi; Galatasaray'ın son maçını kaybedip, Bursaspor'un son maçını kazanması halinde ise, Fenerbahçe ligi 4. sırada bitirecek. 58 puanda yer alacak Bursaspor ve Galatasaray'dan hangisinin Avrupa Ligi'ne gideceği ise ikili averajla belirlenecek. İkili averaja bakıldığı zaman iki ekibin puan ve gol averajı eşit olduğundan, Avrupa Ligi'ne kimin gideceğini genel puantajdaki gol averajı belirleyecek.

b) Bir başka durum da 3 takımın da aynı puanla ligi bitirmesi halinde olacak. Bu durumda her 3 takımın puanları 58 olacak ve 3 'lü averaj sistemi devreye girecek. Galatasaray son maçını kaybeder, Fenerbahçe yenilir ve Bursaspor kazanırsa 3'lü averaja bakılacak.

3'lü averajda takımların arasında ayrı bir puan tablosu yapılacağından, buna göre bu ekiplerden 7 puan alan Fenerbahçe ligi 4., 6 puan alan Bursaspor 5. ve 4 puan alan Galatasaray ise 6. olacak ve Avrupa Ligi'ne gidecek son takım Bursaspor olacak.

c) Fenerbahçe'nin son maçında berabere kalması veya galip gelmesi; Galatasaray'ın son maçını kaybedip, Bursaspor'un son maçını kazanması halinde ise, Fenerbahçe ligi 4. sırada bitirecek. 58 puanda yer alacak Bursaspor ve Galatasaray'dan hangisinin Avrupa Ligi'ne gideceği ise ikili averajla belirlenecek. İkili averaja bakıldığı zaman iki ekibin puan ve gol averajı eşit olduğundan, Avrupa Ligi'ne kimin gideceğini genel puantajdaki gol averajı belirleyecek.

Turkcell Süper Lig'de son haftaya girilirken düşme korkusu yaşayan 4 takım göze çarpıyor. 35 puanlı Konyaspor, 37 puanlı Antalyaspor, 38 puanlı Denizlispor ve 38 puanlı Gençlerbirliği arasından bir takım Süper Lig'e veda edecek.

a) Konyaspor'un son maçını kazanır, Antalyaspor kaybederse ligden düşüecek takım 37 puanda kalacak olan Antalyaspor olacak.

b) Konyaspor'un son maçını kazanması, Antalyaspor'un berabere kalması, Gençlerbirliği ve Denizlispor'un yenilmesi halinde ise bu 4 takım 38 puanda yer alacak ve ligden düşücek son takımı 4'lü averaj belirleyecek..

4'lü averajda takımların arasında ayrı bir puan tablosu yapılacağından, buna göre bu ekiplerden 9 puanlı Antalyaspor, yine 9 puanlı Denizlispor, 8 puanlı Konyaspor ligde kalacak, 6 puanda yer alan Gençlerbirliği ise lige veda edecek.

c) Konyaspor'un son maçını kazanması, Antalyaspor'un son maçında galip gelmesi, Gençlerbirliği ve Denizlispor'un maçlarını kaybetmesi halinde Antalyaspor 40 puanla ligde kalacak.
Diğer 3 takım ise 38 puana gelecek ve ligden düşüecek takımı 3'lü averaj belirleyecek. 3'lü averajda takımların arasında ayrı bir puan tablosu yapılacağından, buna göre bu ekiplerden Gençlerbirliği 6 puan, yine Denizlispor 6 puana sahip olacak ve 2 puanda yer alan Konyaspor ise lige veda edecek.

d) Konyaspor'un kazanması, Antalyaspor'un kazanması, Gençlerbirliği'nin kazanması ve Denizlispor'un yenilmesi halinde ise; Antalyaspor 40 puanla ligde kalacak, Gençlerbirliği de 41 puanla ligde tutanacak.

Konyaspor ve Denizlispor ise 38 puanda kalacak ve ligden düşen takımı 2'li averaj belirleyecek. İki takım arasındaki ikili averaja göre Denizlispor puan olarak rakibini geride bırakacak ve ligden düşen son takım Konyaspor olacak

e) Konyaspor'un kazanması, Antalyaspor'un kazanması, Denizlispor'un kazanması ve Gençlerbirliği'nin yenilmesi halinde ise; Antalyaspor 40 puanla ligde kalacak, Denizlispor da 41 puanla ligde tutanacak.

Konyaspor ve Gençlerbirliği ise 38 puanda kalacak ve ligden düşen takımı 2'li averaj belirleyecek. İki takım arasındaki ikili averaja göre Gençlerbirliği puan olarak rakibini geride bırakacak ve ligden düşen son takım Konyaspor olacak

f) Konyaspor'un son maçını kazanması, Antalyaspor'un berabere kalması, Gençlerbirliği ve Denizlispor'un da galip gelmesi halinde ise; Konyaspor ve Antalyaspor 38 puanda yer alacak. Ligden düşen takımı 2'li averaj belirleyecek. İki takım arasındaki ikili averaja göre Konyaspor puan olarak rakibini geride bırakacak ve ligden düşen son takım Antalyaspor olacak

g) Konyaspor'un son maçını kazanması, Antalyaspor'un berabere kalması, Gençlerbirliği'nin kazanması ve Denizlispor'un da yenilmesi halinde ise; Konyaspor, Antalyaspor ve Denizlispor 38 puanda yer alacak.

3 takım da 38 puanda olacağından ligden düşen son takımı 3'lü averaj belirleyecek. 3'lü averajda bu takımların arasında ayrı bir puan tablosu yapılacağından, buna göre bu ekiplerden Denizlispor 7 puan, yine Konyaspor 7 puana sahip olacak ve 3 puanda yer alan Antalyaspor ise lige veda edecek.

h) Konyaspor'un son maçını kazanması, Antalyaspor'un berabere kalması, Gençlerbirliği'nin kaybetmesi ve Denizlispor'un da kazanması halinde ise; Konyaspor, Antalyaspor ve Gençlerbirliği 38 puanda yer alacak.

3 takım da 38 puanda olacağından ligden düşen son takımı 3'lü averaj belirleyecek. 3'lü averajda bu takımların arasında ayrı bir puan tablosu yapılacağından, buna göre bu ekiplerden Konyaspor 7 puana sahip olacak, Antalyaspor 6 puanda yer alacak ve 4 puanda yer alan Gençlerbirliği ise lige veda edecek.

FC Aziz Yıldırım


Oylama sonuçları şaşırtmadı. 5053 oy ile Aziz Yıldırım tekrar başkanlık koltuğuna oturdu. Şadan Kalkavan 1216, Funda Sibel Pala ise 66 oyda kaldılar. 3 senede 3 şampiyonluk gelir mi? Diğer spor branşlarındaki istikrar futbol takımında da yaratılırsa, yüreksiz oyuncular ile teknik direktör giderse, tribün ile barışılırsa neden olmasın. Aziz Yıldırım'ın yönetim kurulu şöyle olacak.

Asil Üyeler: Nihat Özdemir, Ali Koç, Vedat Olcay, Abdullah Kiğılı, Nihat Özbağı, Murat Özaydınlı, Mithat Yenigün, Şekip Mosturoğlu, Cihan Kamer, Mahmut Uslu, İlhan Ekşioğlu, Alaeddin (Ali) Yıldırım, Serhat Çeçen, Ömer Temelli

Yedek Üyeler: Hüseyin Ersan Topbaş, Semih Özsoy, Ünal Uzun, Turhan Şahin, Hakan Dinçay, Yasemin Merçil, Emin Gürhan İskender.


20090524

Bilbao:1 Rojiblanco:4

La Liga'da 37. hafta da geride kaldı. Atleti'nin bu sezonki son deplasmanıydı. Hat-trick yapan Forlan takımı galibiyete, kendisini de gol krallığına taşıdı. Haftaya Sevilla ile Numancia karşılaşacak ama Sevilla'nın puan kaybetmesi zor. Atleti de Almeria'yı kolay geçecektir. Muhtemelen ligin üst sıralaması bu haliyle sona erecek, Rojiblancolar da Şampiyonlar Ligi'ndeki yerini alacak.

20090523

Son Deplasman

La Liga'da 37. hafta karşılaşmaları bugün başlıyor. Vicente Calderon'da Almeria'yı konuk etmeden önce son kez deplasmanın yolunu tutuyor Atleti. Rakip Bilbao. Prestij mücadelesi verecekler, ligde amaçları kalmadı. Kendi seyircilerinin önünde kazanarak bu seneyi bitirmek hedefindeler. Atletico için Şampiyonlar Ligi umudu tüm hızıyla devam ediyor. Bu maçtan 3 puan çıkarırlarsa - haftaya da Almeria'yı yeneceklerini düşünüyorum - Şampiyonlar Ligi'nin yolunu tutacaklar. Gözler yine her zaman ki gibi Forlan-Agüero ikilisinde. Muhtemel kadrolar ise şöyle:

Gorka - Boveda, Gurpegi, Amorebieta, Koikili - Lopez, Javi Martinez, Orbaiz, Yeste; Llorente, Toquero

Leo Franco – Perea, Ujfalusi, Heitinga, Pernia – Maxi, Assuncao, Raul Garcia, Simao – Forlan, Aguero

Antonio Lopez ve Camacho'nun oynayıp oynamayacağı belli değil bu arada. Umarım 3 puanı alıp dönerler Calderon'a.

20090521

Show Tv ve Banttan Yayınlanan Kupa Töreni


Yazıklar olsun mu diyeyim, ana avrat söveyim mi bilmiyorum. Son uefa kupasının da içine ettiler saygıdeğer televizyoncularımız. Maç biter bitmez reklama girdiler. Tamam dedim bir reklam verip dönerler stadyuma. Neredeyse 10 dakika reklam mı olur? Reklam sonunda da spiker sanki bilmediğim bir şeymiş gibi "Shakhtar kupayı birazdan alacak" dedi ve tekrar reklamlara bağlandılar.

Bu mu yani televizyonculuk? Millet yabancı kanallardan töreni izledi, sonra bir baktı ki Show Tv yeni veriyor. Başka nerede vardır acaba böylesine önemli bir organizasyonun kupa törenini banttan yayınlamak? Yazıklar olsun.

Anlatacağınız maça, yorumcu diye yanınıza oturttuklarınıza, şerefsiz ve paragöz beyinlerinize lanet olsun.

Son Uefa Kupası Ukrayna'ya

Tahmin edildiği gibi oldu aslında. Werder'deki eksikler ibreyi Lucescu'nun oyuncularına çeviriyordu. 25. dakikada öne geçtiler ama ilk yarınun sonlarına yaklaşırken Werder Bremen frikik golü ile beraberliği sağladı. Kalecilerin bir takım içinde ne kadar önemli olduklarını bir kez daha görmüş olduk. Atılan 3 golün 2'sinde kaleci hatası var. 80. dakikadan sonra zaten iki takımda maçın uzatmaya gitmesini istedi. Uzatmanın ilk devresinde de Shakhtar gol bulunca Werder'in işi zorlaştı. Doldur boşaltla bir yere kadar. Son dakikada Werder'in attığı gol faul gerekçesiyle sayılmadı. Almanya'dan kucak dolusu küfürler yağıyordur hakeme.

Sonuç olarak son Uefa kupası Ukrayna'nın yolunu tuttu. Lucescu, seyir defterine bir kupa daha not düştü. Saraçoğlu'na yine yolu düşer mi bilinmez.

20090520

Açıklama

Fenerbahçe'nin Mali İşler Kooridinatörü Abdülkadir Kuşin'in açıklaması yayınlandı internette.

--

Uzun bir süredir medyada Fenerbahçe Spor Kulübü'nün mali açıdan şeffaflığı ve denetimi üzerinde çeşitli spekülatif haberler yer almaktadır. Bu konuda zaman zaman yaptığımız açıklamalar ve her yıl genel kurul öncesinde üyelerimize gönderilen faaliyet raporunda mali tablolar ile denetim yöntemi ve raporlarının yer almasına rağmen kamuoyumuzu bir kez daha aydınlatmak gereğini duyuyoruz.
• Fenerbahçe Spor Kulübü, hiçbir yasal zorunluluk olmamasına rağmen 2003 yılından beri 6 yıldır Uluslararası bağımsız denetim kuruluşu Deloitte tarafından mali açıdan denetlenmektedir. Deloitte Avrupa'da özellikle spor sektörü denetiminde uzmanlaşmış bir kurumdur.
• Bu denetim raporları sonucunda kulübümüz "Avrupa Football Money Leauge" tablosunda Türkiye'den yer alan tek kulüp olup, geçen yıl tabloya 25. sıradan girmiştir. Bu yıl ise tırmanarak tablonun 19. sırasında yer almak başarısını göstermiştir. Sıralamada kriter, mali yapının sağlamlığı ve şeffaflığıdır.
• Avrupa'nın 5 büyük ligi; İngiltere, İtalya, İspanya, Almanya ve Fransa liglerinden başka diğer ülke ligleri arasında tabloda yer alan tek kulüptür.
• Türkiye Futbol Federasyonu uluslar arası geçerliliğinin tespiti üzerine ancak 2 yıl önce denetlenmek için aynı şirkete başvurmuştur.
• Ayrıca UEFA Kriterlerinin mali şartlarına uyum gösterdiğinin tespiti için UEFA ve TFF mali uzmanları tarafından denetim görmektedir.
• Denetim raporu, futbolculara, kulüplere ve diğer tüm borçların tespiti ile bunların süresinde ödendiği tüm detayları ile incelemektedir.
• İMKB de işlem gören Fenerbahçe Sportif A.Ş., Amerikan ekonomi dergisi Forbes'in Mayıs sayısında bankalar ve endüstriyel şirketlerin yer aldığı 100 büyük Türk Şirketi arasında 61. sırada yer almıştır. Sıralamada yaklaşık 200 şirketi geçme başarısını göstermiştir.
• Fenerbahçe Sportif A.Ş. nin piyasa değerinin kriz öncesi 9 Temmuz 2008 de İMKB tablolarında 2 milyar doları aştığı görülmektedir.
• Fenerbahçe Spor Kulübü ve bağlı ortaklıkları geçen yıl KDV, Gelir stopaj gibi vergiler ile, Milli Emlak Genel Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü gibi kamu kurumlarına tam 27.813.984 TL ödemede bulunmuştur. Muaccel hale gelmiş ve ödenememiş tek kuruş vergi borcu yoktur.
• UEFA Kupası final maçının yapılması için stadımız elit stad kategorisinde UEFA tarafından seçilmiştir. Bu final maçı nedeniyle ülkemize yaklaşık 50 milyon dolar gelir kazandıracaktır.
• UEFA Başkanı Platini'nin kulübümüze dünkü ziyaretinde beraberinde bulunan ünlü Alman Dergisi Kicker'in editörü, stadın 80 milyon dolara mal edildiğine inanamadığı, bunun iki katına bile mal edilmesinin mümkün olmadığı haberi bu günkü gazetelerde yer almıştır.
• Sonuç olarak Kulübümüz ve bağlı şirketlerinin resmi kurumlara denetim yaptırmamak ve şeffaf olmamak gibi bir opsiyonu yoktur.
Kamuoyunu aydınlatabilmek amacıyla kaynak ve belgeleri ile birlikte saygılarımızla arz ederiz

20090519

Cannavaro Juve'ye...

Juventus ikinci lige düşürülünce kulüpten ayrılıp Madrid'in yolunu tutmuştu. Şimdi yuvaya geri dönüyor. Taraftarlar karşı çıksa da transfer kesinleşti. İspanya macerası 1 Temmuz'da sona eriyor Cannavaro için.

20090518

Antalyaspor: 1 Bitsedegitsekspor: 1


İddaa bülteni Antalyaspor'a 3 oran verdi ilk önce. Daha sonra 2.6'ya düşürdüler oranı. 1.5'e düşse bile şaşırmazdım. Bizimkiler başladı şimdiden tatile. Artık kimi suçlayacağımı şaşırdım. Ama bir önerim var. Bir amacımızın kalmadığı sezonlarda başka forma ile çıkalım sahaya. Düz t-shirt falan giysinler mesela. O kutsal çubukluya saygısızlığı sindiremiyorum içime. Sonuncu olsalar bile çubuklu için oynamaları gerekirken uyuyorlar. O eski Fenerbahçelilik ruhu çok mu eskide kaldı ?

What's The Difference

Atletico Madrid:1 Valencia:0


Vicente Calderon'daki 12. galibiyetini aldı bu sezon Atletico. 61 puanla dördüncü sıradalar. Deplasman karşılaşmalarında kaybedilen 24 puan baya acıtıyordur içlerini. 3. sırada Sevilla var 64 puanla. 5. ve 6. sırada Valencia ile Villareal yer alıyor, puanları 59. Atletilerin haftaya Bilbao'ya konuk oluyorlar. Son maç ise Almeria ile. İki maçta 6 puan = Şampiyonlar Ligi.

Bu arada bu geceki golün adı Forlan. Eto'o'nun ardından gidiyor gol krallığına.

20090516

30 Ekim 1993 / Vicente Calderon

O mucizevi maçın tarihi. Yer Vicente Calderon. Johan Cruyff yönetiminde Guardiola'lı, Romario'lu, Laudrup'lu Barcelona, ligde sekizinci sırada yer alan Atletico de Madrid'e konuk oluyor. İlk yarı Atleti için tam bir felaket. Bu felaketin altına Romario imzayı atıyor. İlk yarı bittiğinde skorbord Barça'nın 3-0 önde olduğunu gösteriyor. İkinci yarı ise umut ve hırs giriyor devreye. Frente Atletico çıldırmış durumda. Atletico golleri yağmur gibi yağmaya başlıyor. 47. dakikada Kosecki, 56. dakikada 30 metreden kazanılan bir serbest vuruşta Pedro, 73. dakikada yine Kosecki. Skor 3-3'e geliyor. Barcelona'lı futbolcular ve Cruyff şaşkın. Beraberlikten sonra Atleti 10 kişi kalıyor. Futbol bakmaz kaç kişi oynadığınıza. 90. dakikada Caminero son noktayı koyuyor. Calderon yıkılmak üzere. Bir tarih böyle yazılıyor Manzaranes nehrinin kıyısında...

Atletico de Madrid

1. diego
2. quevedo
3. pedro
4. solozabal
5. lopez
6. juanito
7. manolo
8. caminero
9. luis garcia
10. kosecki
11. pirri

teknik direktör: cacho heredia

Barcelona

1. zubizarreta
2. ferrer
3. guardiola
4. koeman
5. eusebio
6. bakero
7. goikoetxea
8. amor
9. laudrup
10. romario
11. beguiristain

teknik direktör: johan cruyyf

Goller:

dk.14/24/34 Romario (Barcelona)
dk.47 Kosecki /56 Pedro /73 Kosecki /90 Caminero (Atletico Madrid)

Efsane maçı buradan izleyebilirsiniz.

Bu Gole Erişim Mahkeme Kararıyla Engellenmiştir

20090515

Uğursuz Kupa Ve Şeytanın Kırılmayan Bacağı

En son 1983'te kazandığımız Türkiye Kupası bu işte. 26 yıllık kupa özlemi bu sene sona erecek diye bekliyorduk. Çok umutluyduk çünkü finalde rakibimiz 2-3 yıldır bizi yenemeyen Beşiktaş'tı. Ligdede her şey istediğimiz gibi olmayınca futbolcuların kendilerini bu kupaya tamamen adayacağını düşündük. Müthiş bir hırs ile oynayacaklar, o formadan iki kova ter çıkacak ve kupayı kazanacaklardı. Ama olmadı.

4-2'lik bir skorla yenildik Beşiktaş'a. Hatta maç sonucu 4-1'dir benim gözümde. Kazandığımız penaltının penaltıyla alakası yok. Hatta o poziyonda Güzia'ya sarı kart göstermeyen hakemi bir güzel döverler. Skorun ne olduğunun da pek önemi yok zaten bu durumda. "Neden kazanamadık?"ın cevabını doğru tespit etmek gerekiyor.

Aragones'i sevmiyorum. Her ne kadar İspanya'yı Avrupa şampiyonu yapsa da dünya çapında bir teknik adam değil benim gözümde. O takımın orta sahası Fenerbahçe'de olsa, Şampiyonlar Ligi'nde final oynardık. Takımı Yılmaz Vural bile yönetebilirdi. Her neyse. Aragones'e ısınamadım bir türlü. Oyuncu seçimlerindeki hataları ve takımı motive edememesi, bütün iyi özelliklerini bir çırpıda siliyor. Kenardaki adamın duruşu futbolcuyu etkiler. Ben şu an Fenerbahçe'de futbolcu olsam, kendi hocamı gördükçe futboldan soğurum. Zico dönemindeki yedek kulübesi motivasyonu olmadı Aragones döneminde. Bu çok önemli bir eksiklik.



Kadroya baktığımız zaman da tamamen bir hayal kırıklığı. Volkan Babacan'ı ne kadar sevsem de bu maçta Volkan Demirel'in oynamalıydı. Çünkü yediğimiz gollerin ikisinde ( Yusuf'un ilk golü ve Gökhan Gönül'ün aut çizgisinde kaybettiği toptan doğru yediğimiz gol ) refleks sorunu yaşadı Babacan. Birden ters yöne giden topa gereken hamleleri yapamadı. Volkan Demirel bu konuda çok daha iyi. Refleksi mükemmel. O topları kolaylıkla çıkarırdı. Ha belki ayağının altından kaçırırdı da bu skor olurdu, bilemiyorum. Bu da şeytanın o gudubet bacağı işte...

Ali Bilgin, Selçuk Şahin, Deniz Barış, Burak Yılmaz, İlhan Parlak... Bunlarla yürüyecek bir takım değil Fenerbahçe. Forvetlerimiz sakatlandığında gol atsın diye İlhan'ın ayaklarına bakacaksak ölelim zaten. Yedek kulübesinden gelip maçı çevirecek adam yok. Kanatların koşmaya dermanı kalmamış. Maç ve antrenman eksiği olan Alex'te yanlış bir ısrar. Tamamen fiyasko bir kadro yani...

Öyle böyle bir Türkiye Kupası finalinden de elimiz boş döndük. Bu olay artık taraftara ayıptır. Futbolun içinde kazanmak da var kaybetmek de, tamam, ama o formanın hakkını verenler kaybedecek kaybedeceksek. Yarın bir gün çoluğumuza çocuğumuza anlatacak kadar hatıralarımız kazınmayı bilecek o formayı giyenler. Tribünleri dolduranların tamamında ölüm kalım meselesi değil bu kupa. Basit bir mazeret gibi görünüyor biliyorum ama gerçekten bu kupanın artık çok da önemsenmediği apaçık. Taraftar, o formanın hakkını veren adamlar istiyor. Çubuklu'nun gururunu ve onurunu kaldırabilecek, o sorumluluğu omuzlarında taşıyabilecek adamlar istiyor. Biliyor ki bunu yapabilenler olursa, sportif başarı da gelecek arkasından.

Eğer bunların hepsi gerçekleşirse ve yeni de alamazsak bu kupayı, 1983 senesine inmek gerekecek. O yıl kazanılan kupada bir uğursuzluk var diyecem artık. 1 seneliğine çıkarsınlar müzeden, başka yerde dursun. Yurtdışına falan çıkıp gezsin mesela biraz. Yoksa başka türlü olmayacak...

20090512

Estadio Metropolitano


Vicente Calderon (Estadio Manzaranes) 1966 yılında inşa edilmişti. İşte o yıla kadar Atletico de Madrid, maçlarını bu stadyumda oynadı. Estadio Metropolitano...

AEK


We have experienced the pride during the whole ceremony for Lefter Küçükandonyadis. But, when a huge flowers bunch coming from AEK supports have arrived the ceremony; the happiness we have experienced was indefinable.

THANKS FOR EVERYTHING!
GRUP CK

Yo me voy al Manzanares



Atleti, atleti, Atletico de Madrid
Atleti, atleti, Atletico de Madrid
Jugando, ganando, peleas como el mejor
Porque siempre la afición
Se estremece con pasión
Cuando quedas entre todos campeón
Y se ve frente al balón
A un equipo de verdad
Que esta tarde de ambiente llenará

Yo me voy al Manzanares
Al estadio Vicente Calderón
Donde acuden a millares
Los que gustan de fútbol de emoción

Por que luchan como hermanos
Defendiendo sus colores
En un juego noble y sano
Derrochando coraje y corazón

Atleti, atleti, Atlético de Madrid
Atleti, alteti, Atlético de Madrid
Jugando, ganando, peleas como el mejor
Porque siempre la afición
Se estremece con pasión
Cuando quedas entre todos campeón
Y se ve frente al balón
A un equipo de verdad
Que esta tarde de ambiente llenará

3-2

20090511

Calderon'da Bir Pazar Günü


İlk yarının 32. dakikası ile 40. dakikası arası Atleti'nin moralini yerle bir etmek için yeterli oldu. Önce Luis Perea kırmızı kart ile oyun dışında kaldı, daha sonra da iki dakikada 2 gol yedi Franco. Devre arasında soyunma odasında fırtınalar kopmuş olacak ki, Rojiblancolar kendilerine geldi. 2-0'dan 2-2'ye getirdiler skoru Forlan ve Aguero ile. Ve dakikalar 90'ı gösterdiğinde Şampiyonlar Ligi'ne katılma umudumuz devam ediyor diye bağırdı Forlan. 10 kişi kalmalarına rağmen maçı çevirdiler, 3 puanı aldılar. Futbol işte... Bitti dediğin anda başlıyor bazen.

20090510

Angelina

Atletico Madrid - Espanyol


La Liga'da sona doğru yaklaşırken heyecan artıyor. Atletico Madrid, kendi evinde Espanyol'u konuk ediyor bu akşam. Atleti'nin UEFA ve Şampiyonlar Ligi'ne katılma umudu devam ediyor. Espanyol da son zamanlardaki çıkışı sayesinde düşme potasından uzaklaştı. Ligin ilk devresindeki maçı Atleti 3-2 kazanmıştı. Kendi aralarında yapmış oldukları maçlarda da üstünlüğü var Rojiblanco'ların. Simao sakatlıktan kurtuldu ama Pongole ile Antonio Lopez bu karşılaşmada yoklar. Katalan ekibinde ise David Garcia oynamayacak. Sanchez ise ilk 11'deki yerini alacak.Muhtemel kadrolar şu şekilde:

Atletico Madrid(4-4-2): Leo Franco – Perea, Ujfalusi, Heitinga, Pernia – Maxi, Assuncao, Raul Garcia, Simao – Aguero, Forlan

Espanyol(4-4-2): Kameni – Sanchez, Jarque, Pareja, Chica – Luis Garcia, Moises, De La Pena, Nene – Tamudo, Alonso

19 Mayıs

Güzel bir bayram etkinliği. İki takım İnönü'de karşı karşıya gelecekler. Geçen maçta birbirine giren futbolcular ile yine birbirlerine ana avrat girişen taraftarlar bu sefer dostluk karşılaşmasında yer alacaklar. Tribünler yarı yarıya. Gerçek bir "dostluk" için iyi bir fırsat ama değerlendirilir mi bilmiyorum...

Beklenen Final


Iniesta, izleyenleri kendine bir kez daha aşık etti Chelsea maçında. Chelsea'nin o itici ve sıkıcı futboluna ceza sahası dışından tokat gibi bir cevap verdi. Futbolseverler, durgun ve insanı uyuklamaya sevkeden bir şampiyonlar ligi finali izlemekten Iniesta sayesinde kurtuldu. Hakemin de etkisi büyük tabiki. Chelsea'nin çalınmayan 2-3 penaltısı vardı. İyi ki de çalınmamış diyorum. Her ne kadar maçın hakemi tehdit telefonları alsa da...

Diğer taraftan Ronaldo'nun takımı geldi finale. Finalin adı Manchester-Barcelona değil de Ronaldo-Messi oldu. Bütün gözler bu oyuncularda olacak. Dışardan bakınca Ronalda daha bir elit kesim futbolcusu, Messi ise herhangi bir arkadaşımız gibi duruyor. Halı saha maçına çağırsak hemen gelecekmişçesine duruyor. Yetenek açısından değerlendirecek olursak, ben Messi diyorum. Daha hızlı, daha kıvrak ve daha zeki. Ronaldo'da da aynı şeyler var hemen hemen ama arada şı fark var. Ronaldo, topu kaybedeceğini anladığı an kendisini müsait bir yerde yere bırakıyor.

Finalde keyifli bir maç izleyeceğiz sonuç olarak. Kupayı da Barça götürür müzesine tahminimce...

20090429

Sefa

TRT'de yayınlanan Nasılsınız? adlı programın konukları tribün liderleriydi. Genç Fenerbahçeliler grubu lideri Sefa da oradaydı.

"Tribüne verilen değeri bir örnekle anlatmak istiyorum. Avrupa’da Santos denen biri ceza alıyor. Ülke ayaklanıyor, tepkiler geliyor. Araya başbakanlar, krallar giriyor. Bu kişi cezaevinden çıkarılıyor. Bizde ise amigo, 2.sınıf vatandaş gözüyle bakılıyor. Bizim sorunumuz ise Aziz Yıldırım ile taraftarın arasındaki sorun. Buzlar erimediği sürece üzülerek söylüyorum ki takımın başarılı olma şansı % 0’dır. Takımın durumu ortada, kombine satışları da zor olur. Bütün taraftar grupları biriz. İnadı, taraftarla uğraşmayı bıraksın. Maraton’un bir yerinden bizlere kombine çıkarsın. Biz kendi paramızla 3000-4000 bin gibi ciddi bir kombineyi alacağız. Bu sayı şaka değil ciddiyiz. Kimseden bedava bilet istemiyoruz. Aradaki insanlara da bakmasın. Bizim sayemizde prim yapanlar var. Başkana gidip bizi kötü göstererek nemalananlar var. Stadımızda 5 yıldızlı otellerde kullanılan bileklik sistemi var. Bloklara özel bileklik yaptılar. Ufacık bileklik oynamasında da stada almıyorlar. Bizim bir kardeşimizin kanı 100 tane kupadan değerlidir. Hiçbir zaman olay istemedik ve inşallah da olmaz. Ödül beklerken cezalar alıyoruz. Fenerbahçe Cumhuriyeti’nin en büyük ailesi Genç Fenerbahçelilerdir. Kulübün de gerçek sahibi taraftardır. Başkanlar gelip geçicidir. Taraftara el uzatmak lazım. Kombineler çıksın bütün Maraton kombinelerine talibiz. Bazı gazeteciler var biz onlara kalemşörler diyoruz. Gazetelerden prim yapmaya çalışıyorlar. Kimseye prim vermeyeceğiz. Sezon başından beri gayet medeni şekilde protestomuzu yapıyoruz. Çünkü ortada haksızlık var. Hiçbir menfaatimizde yok bu işten. Skor için protesto da yapmıyoruz. Davul girmesi yasak, pankart girmesi yasak, her laf başkana sorulacak... Hukuk devletinde yaşıyoruz ama çok değişik yönetildiğimizi düşünüyorum. Hz. Ali Efendimizin bir lafı var; “Haksızlık karşısında boyun eğmeyiniz. Boyun eğerseniz, hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.” Bizler de haksızlık karşısında boyun eğmeyeceğiz. İnşallah başkan aradaki kişilere bakmaz, tribün gruplarını karşısına alıp konuşur, Maraton’dan kombineyi çıkarır ve şampiyon oluruz. İnşallah Başkan ders çıkarmıştır diye düşünüyorum. Kardeşlerimizi anneleri, babaları bizlere emanet ediyor. Bir tanesinin başına bir şey gelse, bir yeri kanasa günlerce uyuyamıyoruz. Ama o kardeşlerimize haksız yere para cezaları ve sahalara giriş yasağı veriliyor. Tarihte 5 sene yönetim desteği olmadan ayakta duran grup yoktur. Biz Genç Fenerbahçeliler olarak bir ilkiz."

20090427

Aziz Yıldırım


Takımın resmi sitesinde yer alan bir haber. Etik açıdan doğru bulmuyorum açıkçası. Bir görüş belirtmektense bir durum hakkında bilgi vermeli resmi site. "Devam etmeli" değil de "devam ediyor" ya da "devam etmiyor" şeklinde olmalı bu haber. Haberde bazı Fenerbahçelilerin Aziz Yıldırım'ın başkanlığı konusundaki görüşlerine yer verilmiş. Birkaç tanesini aşağıya koydum. Tamamı ise burada.

ŞENES ERZİK:
BIRAKILACAK ZAMAN DEĞİL!

"Aziz Yıldırım devam etmeli, bırakılacak zaman değil! Hem de Fenerbahçe'ye eskisinden çok daha zaman ayırmalı. Çok zaman ayırdığını da biliyorum fakat daha fazlası lazım çünkü Başkan'ın toparlayıcı ve yapıcı bir özelliği var. Devamı şarttır, bırakmayı hiç düşünmemesi lazım. Önümüzde UEFA finali gibi önemli bir süreç var. Bu finallerden sonra Aziz Başkan'ın daha başka finallere imza atması lazım. Sportif başarıların yakalanması lazım. Sözün özü Başkan'ın devam etmesini diliyorum, başka hiçbir şey düşünmüyorum."

FARUK ILGAZ:
AZİZ YILDIRIM'IN KARŞISINA KİM ÇIKSA KAYBEDER

"Çeşitli aday söylentileri kulağıma geliyor. Zahmet etmesinler, paralarını da sağa, sola ziyan etmesinler. Aziz Yıldırım'ın karşısına kim çıksa, kaybeder. Aziz Yıldırım 1998 yılından beri 11. senesini dolduruyor, kulübe hepimizden çok eser kazandırdı, çok güzel tesisler kurdu. Dünya'ya Fenerbahçe'yi en iyi şekilde tanıttı. Hepimiz Fenerbahçe'ye spor tarihinde çok şampiyonluklar kazandırdık fakat Fenerbahçe Başkanlığı düz bir yol değildir; inişli, çıkışlıdır. Hepimizin döneminde deftere çok parlak sayfalar yazılmış fakat çok da sıkıntılar çekmişizdir.
Hatırlıyorum da beş kupayı aldığımız sene ligin son maçında üzüntülü olaylar yaşamıştık. Maç başladı. Ve 1–1 sonuçlandı. Biz lig şampiyonu olduk. Şekerspor küme düşmedi, mağlup olsa düşecekti. Vefa ikinci kümeye düştü. Ama kıyametler koptu; "Takım şike yaptı" dediler. Adeta 5 kupa burnumuzdan geldi. Hazmedemeyenler söylenmedik laf bırakmadı, onları bırakın bazı Fenerliler bile bizi yuhalamıştır.
Bu sene de Fenerbahçe son zamanlarda epey puan kaybetti; en iyi zamanda kaybedersiniz olmayan zaman da şampiyon olursunuz. Aziz Bey kulübe o kadar büyük şeyler kazandırdı ki futbolda bu sene bir sportif başarı yakalanamazsa bile karşısına çıkan kişinin kazanması mümkün değildir. Benim başkana yalnızca bir tavsiyem olacak: Bizim zamanımızda yönetim önce 7 sonra 9 kişi oldu. Biz mutlaka bizden büyük eski ağabeylerimizi yönetim kuruluna alır, deneyimlerinden istifade ederdik. Alaattin Baydar, Nedim Kaleci, Cafer Çağatay gibi isimleri yönetime dâhil eder, tecrübelerinden yararlanır, aynı zaman da onları onurlandırmış olurduk. Aziz Başkanın da bizim yaptığımız gibi örneğin Selçuk Yula, Ogün Altıparmak, Rıdvan Dilmen, Selim Soydan gibi eski sporcuları yönetime alırsa çok faydaları olacağı düşüncesindeyim. 'Ben kadromu değiştirmem' derse tabii ki kendi bileceği iş… Benimkisi sadece bir ağabey tavsiyesi..."

GÜVEN SAZAK:
ŞU ANDA BİR BAŞKAN DEĞİŞİKLİĞİ DEREYİ GEÇERKEN AT DEĞİŞTİRMEYE BENZER

"Asla başkası düşünülmez zaten Aziz devam edecek bu işe… Gözle görülen, elle tutulan ve saymakla bitmeyen yapılan hizmetler var, yapılmış hatalar var. Bunların telafileri lazım. Şu anda bir başkan değişikliği "Dereyi geçerken at değiştirmeye benzer" Onun için bu işi en iyi Aziz Yıldırım götürecektir."

TAHSİN KAYA:
KENDİSİNİ YILLARDIR DESTEKLİYORUM

"Aziz Yıldırım'ın görevine devam etmeli… Kendisini yıllardır destekliyorum. Kulübe faydalı görüyorum. O ve yönetim kurulu beklentilerimizin üstünde projeler ürettikçe, bizler de kendisinden daha büyük başarılar bekliyoruz. Adaylığını koyarsa kulüp açısında da faydalı olacaktır. Başarılar diliyorum."

LEFTER KÜÇÜKANDONYADİS:
BİZİM BAŞKANIMIZ İYİDİR

"Fenerbahçe'nin durumu bu sene kötü, hoş şampiyonluk yarışından daha kopmuş değil ama hepimizi çok üzüyor. Bir maç güzel oynuyor bize umut veriyor, golleri atıyor sonra da tornistan yapıp hem bizi hem taraftarları hem de başkanı üzüyor. Bizim başkanımız iyidir. Bir şikâyetimiz yoktur. Umarım adaylığını tekrar koyar. Aziz Yıldırım benim gözümde dört dörtlük bir insan. Çok başkan geldi, geçti ama bu kadar modernleştiğimiz dünya çapında bir kulüp haline geldiğimiz bir dönem görmedim. Gurur duyuyorum. Sağlığı el verdiğince görevine devam etmeli, ondan sonra gelecek başkanlar da Aziz Yıldırım'ı örnek almalı. Beni eski bir sporcu olarak; en çok her zaman herkesle ayrı ayrı ilgilenmeye çalışmasıyla etkiledi. Bir oyuncu hastalandığında hastaneye gider, ilgilenir. Her şeyden mutlaka haberi vardır. 24 saat Fenerbahçe'yi düşünen bir başkan…"

FİKRET KIRCAN:
HİÇ DÜŞÜNMEDEN HEP BERABER YOLA DEVAM!

"Hatırlıyorum 1998 yılında Aziz Yıldırım'la Moda Deniz Kulübü'nde yemekte buluşmuştuk. Aziz Yıldırım, başkanlığa adaylığını koyacağını belirtmişti. Herkes gibi ben de çok memnun oldum. Onun büyüğü olarak tek bir önerim olmuştu: 'Düşün, az konuş, sık beyanat da verme.' dedim. Fenerbahçeliliği ve tecrübesiyle bu görevi en iyi şekilde icra edeceğinden şüphem yoktu. Gerçekten sevdiğim, pırlanta gibi bir insan. Hiç düşünmeden hep beraber yola devam diyorum…"

UĞUR DÜNDAR:
HİZMETLERİNİN DEVAMINI GETİRECEK BİR VİZYON SIÇRAMASI YAPMASINI İSTİYORUM

"Büyük Başkan Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe Spor Kulübü için çok kalıcı hizmetler ve yatırırımlar yaptığını ve sportif başarıların elde edilmesi uğruna çok büyük özverilerde bulunduğunu ve hatta zaman zaman sağlığını da ihmal ettiğini biliyorum.
Fenerbahçe bu yıl yurtiçi ve yurtdışında katıldığı kupalarda çok büyük sportif başarılar elde edememiş olabilir, bunu futbol için söylüyorum. Ama şöyle bir yurtdışına baktığımızda, bir İngiltere Premier Ligi'ni ele alacak olursak; bir Liverpool, Manchester United, Chelsea, Arsenal gibi büyük kulüplerin yarıştığını ve bunlardan sadece birinin şampiyon olduğunu görüyoruz. Örneğin Arsenal'in bu yıl Premier Lig'de şampiyon olması uzak çok uzak bir olasılık fakat bu Arsenal'in büyük bir kulüp olmadığı anlamına hiçbir zaman gelmez.
Dolayısıyla ben Başkan Aziz Yıldırım'ın bugün de olduğu gibi devam etmesini ve başladığı başarılı hizmetlerin devamını getirecek bir vizyon sıçraması yapmasını istiyorum.
Tabii bu görüşüm; Yönetim Kurulu'ndaki tüm üyeleri desteklediğim anlamına gelmez. Üyelerden eleştirdiğim kişiler var. Zaman zaman Başkan Aziz Yıldırım'a da ilettiğim eleştirilerim oluyor. Fakat bu söylediklerim Başkan Aziz Yıldırım'ın bugüne kadar yaptıklarını takdir etmemeyi gerektirmez."

ŞEREF HAS:
AZİZ YILDIRIM ADAYLIĞINI KOYMALI!

"Aziz Yıldırım'ın bugün bu şartlarda Fenerbahçe'de devam etmesinden yanayım.
Kendisi yönetimde değişiklikler yapabilir, bu da yarar sağlar. Şu an başka alternatif bir kişi de düşünmüyorum. 1998'den itibaren başlayan hizmetler var. Bu çalışmaların da tamamlanmasının en sağlıklı yolu; başlayan kişi tarafından bitirilmesidir. Bu nedenle Aziz Yıldırım adaylığını koymalı ve devam etmelidir."

İSMET SEZGİN:
O KULÜBÜ SADECE MADDİ ANLAMDA DEĞİL MANEVİ ANLAMDA DA BÜYÜTTÜ

"Aziz Bey kulübümüze çok büyük unutulmaz hizmetler yaptı. Kulübü sadece maddi anlamda değil manevi anlamda da büyüttü. Herkesin imrendiği büyük bir stadyum yaptı, en önemlisi de kulübün kurumsallaşması için gerekli adımları attı. Bu hizmetlerin devamlılığı için bir süre daha görevde kalmasının kulübün menfaatleri açısından da mantıklı olacağına inanıyorum."

KÖKSAL ÖZBEK:
O KIYMETLİ BİR TABLO YAPTI FAKAT HENÜZ DAHA DUVARA ASMADI…

"Sayın Aziz Yıldırım'ın başkanlığına devam etmesi için gerekçelerim aslında çok uzun… Çeşitli açılardan kategorize edilerek söylenebilir… Örneğin tesisleşme, futbol dışı branşlara önem vermesi ve bu konuda da gelişmeler kaydedilmesi, yapılan dünya çapındaki transferler, ürünlerin pazarlanması, gelirlerin arttırılması gibi… Tabii bu örnekler çoğaltılabilir. Sayın Aziz Yıldırım'ın fevkalade başarılı çalışmaları var. Benim tarifimle; kendisi, kıymetli bir tablo yaptı fakat henüz daha duvara asmadı. Daha onu duvara asacak, karşısına geçecek, bakacak, düzeltecek. Daha vakti var yani. Şimdi görevi bırakıp, adaylığını koymazsa bu tablo maalesef yerinde kalacak, düşecek belki de yırtılıp, parçalanacak. Devam etmeli, bunu da büyüğü, küçüğü ve göreve talip olan kişiler bilmeli. Ben açık açık söylüyorum, hatta paylaşıyorum. Hissi sebeplerle Sayın Aziz Yıldırım'ın karşısına çıkmak yanlış olur. Ancak; programıyla, vizyonuyla, kadrosuyla Aziz Yıldırım'dan ve onun kadrosundan daha ilerde ve iyi olacağını söyleyen kişiler varsa, bizi ikna edecek kişiler varsa, gelsinler mukayese edelim. Fakat ufukta öyle biri görünmüyor …"